Ana Sayfa Site Haritası İletişim
  ATAMIZ İZMİT'TE
  KOCAELİ


» Atamız İzmit’te

    Kocaeli Hakkında

    Genel Konumu

    Önemli Olaylar

    Anılarımız

    İzmit’in Kuruluşu

    Eski İzmit Kartpostalları

    Fotoğraf Albümü

    İzmit Denince “PİŞMANİYE”


TÜRKİYE CUMHURİYETİNİN AYAK SESLERİ

Claude Farrere (1876- 1957) Fransız yazar-diplomat)
Diyor ki;
Serv’den sonra Türkiye’nin öldüğünü sanmıştım.Ama Türkiye yaşıyor; hem, Mustafa Kemal başına geçeli beri öylesine canlı yaşıyor ki; bir Lord Ceorge’un bütün çabaları bütün imkanları, sağduyuya meydan okuyan bu şiddetli yaşama isteğinin karşısında ermekten başka bir şey yapamıyor.


Atatürk 18 Haziran 1922 günü, Türk dostu Fransız yazarı Claude Farrere ile görüşmek üzere İzmit'e gelmiştir.



İzmit'te Atatürk-Claude Farrere görüşmesi, Milli Mücadele tarihimizde önemli bir olaydır. Atatürk, o gün İzmit'te coşkun gösterilerle karşılandıktan sonra, İzmit'tiler tarafından, halkın saray adını verdiği, meşhur Av Köşkü'nde misafir edilmiştir.


Claude Farrere Mustafa Kemal için “Eğer savaşı kazanmış ve daha da kazanacaksa O, barışı da yapacaktır. Sözüme inanın ve sizlere önceden haber vereyim ki, O bunu iyi yapacak, herkesin düşündüğünden daha eksiksiz ve şimdiye kadar kimsenin ulaşamadığı bir başarı ile yapacak.”



Mustafa Kemal’in o günkü söylemi şöyleydi;

“Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti, ulustan aldığı en meşru yetkilerle devletin varlık ve bağımsızlığını koruma ve güven altına almak için her bağımsız ulus ve devlet için meşru olan haklarını yetkilerini korkusuzca kullanmakta ve kullanacaktır. Batının kimi hükümetleri, Türkiye ile savaş halinden çıkarmak istemediği ve Türkiye'nin kutsal topraklarına saldırdığı düşmanı desteklemek ve kışkırtmaktan vazgeçmeye yaklaşmadığı halde sözde dünyanın en tarafsız hükümeti imiş gibi ülkemiz içinde subaylarını dolaştırarak inceleme yapmak isteğini ileri sürüyor.

Ne üzülecek durumdur ki, öteki hükümetlerin de bu girişimde ortak olmaları yollarını bulabiliyor. Dünyada bundan daha akıl almaz, daha densizce bir davranış tasarlayamıyorum. Dünyada bağımsız bir devlet düşünülebilir mi ki, iç işlerine henüz düşman sıfatını taşıyanların değil, dostlarının bile karışmasını hoşgörüyle karşılasın. Eğer o politika adamları yüzyıllardan beri bağımsız yaşamış, bağımsızlığın simgesi olmuş ve bugün yeni bir ulusal uyanışla inancı, direnci ve bağımsızlık tutkusu yükselmiş Türkiye halkının, Türkiye Devleti'nin bağımsızlığını tanımamak ve tanıtmamak istiyorlarsa, biz bunlara karşı hayretlerle karşılık veririz, bu adamların aymazlığına dünyanın şaşkınlıkla bakmalarını isteriz. Zavallı ulusumuz köle olmaya razı olmadığı için en büyük cezaya mahkûm ediliyor. Hayır! Efendiler hayır!... Bütün dünya bilsin ki, bu ulus öldürülmeye, yok edilmeye değil, yaşatılmaya en layık olan bir ulustur. Türkiye Büyük Millet Meclisi üstlendiği bu tarihsel görevi tam başarıyla yürütüyor ve onu en yüksek zaferlerle bütünleştirip tamamlayacaktır.”

Bu sözler bir dilek ve temenninin değil kararlılığın göstergesi idi.
Kurulmakta olan yeni devletin yönetim şeklini İzmit’ten tüm dünyaya duyuruyorduk.
O cumhuriyettir.

TEK VE SON TÜRKİYE CUMHURİYETİ



 

İçinden tren geçen kent İzmit (fotoğraf Cemal Turgay 1959)
 
İzmit’e yaklaşıyordu tren
Sağda bostan dolapları:
Gözleri bağlı beygirler dönüyorlar:
cansızmışlar da
bir yerlerinde bir yay varmış da
oradan kurulmuşlar gibi
Sonra deniz.
Karşıda üzerinde denizin
-Gölcük’le Değirmendere arası –
Yavuz gemisi.
(….)
Solda kaat fabrikası,
Çok yüksekte bir uçak.
Yalnayak bir çocuk koşuyor yolda.
Bir deniz gediklisi.
Çarşaflı bir kadın.
Yeşil bayraklı adam.
Semaforlar
su deposu
makaslar,
Bir yerlere bir şeyleri götürmeyi bekleyen yük
vagonları
Resmi işaretiyle İzmit istasyonu başlıyor.

Nazım Hikmet RAN

 

“Hereke’den çıktım yola,
Selam verdim sağa sola,
Haydi, benim bu dünyaya garip gelmiş şairim
Yolun açık ola!”

İzmit sokakları yaprak içindeydi;
Başımda unutmadığım şehrin havası;
Dilimde hep oraların şarkıları;
Ellerim ceplerimde;
Bir aşağı, bir yukarı
Sonbahar;

İzmit sokakları yaprak içindeydi.
“İzmit’in köprüsü betondur beton,
Nasıl kadrin bilmez yanında yatan.
Sensin gece gündüz gözümde tüten.
Yüreğim yanıktır, cigerim delik,
Of, of, kemirir bağrımı of, ince hastalık”

Orhan Veli KANIK



© 2010 Kocaeli Dişhekimleri Odası Resmi web sayfasıdır.
web tasarım ve programlama :